
Avrupa Yeşil Mutabakatı, AB’nin 2050’ye kadar karbon nötr olma hedefinin temelini oluşturur. Endüstriyel yalıtım, enerji verimliliğini artırarak, sera gazı emisyonlarını ve enerji maliyetlerini düşürerek bu hedefe ulaşmada kritik bir rol oynamaktadır. Türkiye’nin ihracatının %49’unu oluşturan demir-çelik, çimento ve tekstil gibi sektörler için yalıtım çözümleri, AB’nin Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’na uyum ve döngüsel ekonomiye geçiş için hayati öneme sahiptir.
Yalıtım Altında Korozyon (CUI), küresel ekonomiye yılda tahmini 1 trilyon dolara mal olan, petrol, gaz ve petrokimya endüstrilerinin karşılaştığı en kritik sorunlardan biridir. Boru bakımı maliyetlerinin %40-60’ı CUI’den kaynaklanmaktadır. Yalıtım malzemesinin hücre yapısı, su emme ve sızabilir klorür seviyeleri gibi özellikleri, korozyon riskini doğrudan etkiler. Bu nedenle, CUI’yi etkili bir şekilde yönetmek ve ekipman ömrünü uzatmak için sadece malzemeyi değil, aynı zamanda su giriş senaryolarını da hesaba katan uygun yalıtım sistemlerinin ve titiz mühendislik uygulamalarının seçilmesi hayati önem taşır.